20.11.2011 - 14:20
Okunma (65)
Yorum (0)
Paylaş

Yazar hakkında : Gazeteci-yazar Süleyman Güdül 1945 Kaman doğumlu olup, ilk ve Lise tahsilini Samsunda yapmış olup, halen Anadolu Üniversitesi İktisat Faültesi Kamu yönetimi 3.cü sınıf öğrencisi olarak tahsil hayatını sürdürmektedir.

TORPİLİN YOKSA İŞ YOK

                                                TORPİLİN YOKSA İŞ YOK

 

 

                    Türkiye’de istediğin kadar üniversite bitir ve  hatta mastır yap. Bilgisayarında olsun, dört dörtlük lisanında olsun.

                    KPSS imtihanlarını başarıyla bitirmişte ol. Hatta üstün yeteneğinde olsun. Eğer arkanda dayın yoksa, yani bir torpilin yoksa, tarikat üyesi değilsen, ağzınla kuş tutsan da  işe girme şansın, oldukça  zayıftır.

                   Bir devlet kuruluşunda görevlendirilmek üzere, 35 yaş ve altında elaman alınacağı ilan edilir. Alınacak eleman 20-30 kişidir. Türkiye’nin dört bir yanında, üniversite bitirmiş işsizler ordusu, hemen harekete geçerek müracaatta bulunurlar.

                 Alınacak 20-30 kişidir ama, ilgililer gelir elde etmek için 5000 kişiyi, yazılı imtihan için İstanbul’a çağırırlar. İşe girecekler,  adam başı 40 lira üstünde bir belirlenmiş imtihan giriş ücreti öderler. İşsiz üniversiteliler ise işe girme ümidiyle, imtihan ücretini ve İstanbul’da imtihana girmek içinde yol paralarını, eşten dosttan aldıkları borç paralarla, karşılamak zorunda kalırlar. Alınan ücret konusunda ilgililerin gerekçesi ise, imtihana gözcülük yapacaklara ve imtihana girilecek salona ücret ödeyeceklerini bahane ederler. Bunu da işsiz gençlerden çıkartırlar. İmtihana girenlerden yapılan tahsilat hesaplanırsa, amacın başka olduğu da ortaya çıkar. Peki imtihanı kazanamayanlara ücretleri geri ödenir mi ? bence hayır.

                 Türkiye’nin her köşesinden ve her şehrinden, iş umuduyla İstanbul’da olacak yazılı imtihan için,  akın akın yollara düşer ve gelirler.

               Bu kadar insanın, hayatları hiçe sayılır. Hiçbir ilgili bu insanların gidiş ve gelişlerinde trafik kazalarında mağdur olabileceklerini, akıllarına bile getirmezler..

               Halbuki bilgisayar çağını yaşıyoruz. İnternet denen bir sistemi kullanmaktayız. İstenirse her konuda, Üniversite imtihanlarına girer gibi, kuruluşların 8l ilde bu imtihanları aynı tarih, gün ve saatte yapma imkanları her zaman mevcuttur. Böylece de imtihana girecekler, hem yol masraflarından ve hem de trafik canavarından kurtarılmış olmaz mı?.

              Nedense, hükümetin hiçbir ilgilisi bugüne kadar bu konuyu gündeme taşımadı. İllaki ilgililerin bu konuyu gündeme getirmesi için, birilerinin iş imtihanlarına giderken yollarda trafik canavarına yakalanmalarımı gerekmektedir ?.

            35 yaşa kadar olanlar imtihana girebilir diyerek 5000 kişiyi yazılı imtihana sokarlar ama, mülakata 150 kişiyi davet ederler.

           Düşünebiliyor musun, 4850 kişi biranda elenir. Hangi kriterlere göre bu elemenin gerçekleştirildiğini de bilmek zor. Sebebine gelince, işe alınacak eleman zaten 20-30 kişi ile sınırlı miktarda,  önceden belirlenmiştir.

       Mülakata çağrılanlar arasında da,  zaten işe aşınacaklar önceden belirlenmiştir. Onlarda asla tecrübe, lisan, mastır aranmaz. Onlarda aranan, sadece torpilin güclü olması.

      150 kişi için, bir hafta sürecek bir mülakatın ilk günü, torpil kokusu yayılır. Daha birkaç ay önce üniversiteyi bitirmiş 23 yaşındaki kız, işe çoktan alınmıştır.  Yurt dışında mastır yapmış, iş tecrübesi olan 30 yaşındaki bayan ise ilk günde elenir. Tek gerekçe ise “Sen 30 yaşındasın” diye. Peki her vasfa sahip olup sadece yaş 30 diye elenecekse, neden 35 yaşa kadar olanlar diye yazılmıştır, iş ilanlarında ?. Halbuki alınacak göreve o yaştakilerin alınması kuruma saygınlık ve görevin otoritesini sağlatır. Daha dünkü çocuk, öyle görevlerde görevin hakkını veremediği gibi, karşısındakine boyun eğmekle görev görür. Kendinden yaşlılara sözünü dahi geçiremez. İlgililerin ona da cevabı hazırdır. “Biz 35 yaşı erkekler belirledik, kadınları 26 yaş olarak belirlemiştik ama, iş ilânında onlar yer almamış” diyerek buram buram kokan torpili, 23 yaşındaki tecrübesiz, daha yeni okul bitirmiş bir kıza çoktan işletmişlerdir. Çünkü alınanların çoğu, torpille işe girme şansını yakalamışlardır. Onların hiç günahı yok. Suç, onları bu yola sevk edenlerin. Bilinen gerçek, bu ülkede torpilin yoksa, ağzınla kuş tutsan da, büyük iş tecrüben ve yeteneklerin olsa da, maalesef iş yok. Burası Türkiye, burada torpil yasal ve mubah dır.

              Bir hafta sürecek bir mülakatın neticesi, mülakatlar bittikten sonra topluca bildirilmesi gerekirken, daha ilk günde haziran ayında okulu bitiren, mastırı ve hayat tecrübesi olmayan bir 23 yaşındaki bir kızın, daha ilk gün imtihanı kazandığının kendisine bildirilmesinde de, buram buram torpil kokmaktadır.

                Peki  yazılı imtihana giren 5000 kişinin içinde en az %40 bayan olduğunu var sayarsak, 26 yaşın üstündekilerin yaptıkları masraflar boşuna gitmemiş midir ?. Yazık değimli 26 yaş üstünde ki bayanların yaptıkları masrafa. Günümüzde para kolay kazanılmamaktadır.

              Milletin vekillerinin bu konuya eğilerek milletin vekili olduklarını vicdanları doğrultusunda göstersinler. Yazık, üniversite mezunu olmuş, konumunda tecrübeli genç kızlarımızın hakları, torpil yüzünden, yaş oyunları oynanarak yenmemeli.

                           

 

                                                                                 Süleyman Güdül

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı